Skip Navigation Links
Ana Sayfa
Yayınlar
Haberler
Linkler
İletişim

 
  • Stres
  • Depresyon
  • Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
        • Panik Bozukluğu
        • Sosyal Fobi
        • Özgül Fobi
        • Obsesif Kompulsif Bozukluk (Saplantı-Zorlantı)
        • Posttravmatik Stres Bozukluğu
        • Yaygın Anksiyete Bozukluğu 
  • Şizofreni
  • Bipolar Bozukluk (Manik- Depresif Bozukluk)
  • Bunama(Demans)
  • Bedenselleştirme (Somatizasyon)
  • Hastalık Hastalığı (Hipokondriyazis)
  • Yeme Bozukluğu
  • Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
  • Alkol Bağımlılığı
  • Deprem Psikolojisi
  • Şiddet Psikolojisi
  • Kanser Psikolojisi
  • Yaşlılık Psikolojisi
  • Psikiyatrist - Psikolog Ayırımı
  • Psikiyatrik Testler
  • Psikoloji-Psikiyatri Kitapları
 



































































































































































ALKOL BAĞIMLILIĞI

          Alkolizm, bir kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde alkollü içecek almasıyla oluşur. Alkolizm hastalığının en önemli belirtisi, kişinin sürekli ve çok miktarda alkol alarak bunun sonucunda da davranış değişikliği göstermesidir. Sonunda kişi kendisine hakim olamayacak kadar bağımlı hale gelir ve kendini kaybetmeye başlar. Kişi artık alkolsüz yaşayamayacak hale gelmiştir. Fiziksel ve psikolojik zararlarının yanı sıra sosyal ve ekonomik açıdan da felaketler doğurur. Alkolizm çoğunlukla genetik yoldan geçen, biyokimyasal bir bozukluktur. 

          İleri dönemlerde hastalık, vücudun tüm sistemlerine en çok da kardiyovasküler sisteme, sinir sistemine ve karaciğere zarar verir. Ne yazık ki, bu üç bölgedeki tahribat ölümcül sonuçlar doğurur.
Alkol aldıktan sonra hastanın kontrolünü kaybetmesi, içmeye başladıktan sonra bırakamaması, alkoliğin içmeyi engelleyemediğini göstermektedir. Bir alkolik içmeye başlar, çünkü kendini tutamaz. Alkoliklerin çoğunluğu içtiği zaman kontrolünü kaybeder, ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi istisnalar vardır. Bazen bir alkolik, içmeden durabilir, kendi kendine ve çevresine bağımlı olmadığını ispatlamaya çalışır. Bazen daha kontrollü içebilir.
                Aşağıdaki belirtilerden en az üçünün olması kişinin alkol bağımlısı durumuna geldiğinin göstergesidir. 

         
1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almaktadır. Örneğin kişi bir 
              bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz. 
          2. Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye 
              başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu ‘istediği zaman 
              bırakabildiğinin' kanıtı olarak göstermeye çalışabilir. 
          3. İçkiye fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde kimseye fark ettirmemeye çalışarak 
              içebilir. 
          4. İçki içmeye fırsat bulamadığı sosyal faaliyetleri, hobileri, başka zevk verici 
              aktiviteleri azaltır ya da terk eder. 
          5. Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer hastalığı, yüksek tansiyon, 
              gastrit vb), ya da psikolojik (depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler
              yaşamasına rağmen içmeye devam eder. 
          6. Aynı etkiyi almak için içtiği miktarı arttırır ya da başkaları için çok sayılacak 
              miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu, yanlış olarak iyi bir şeymiş gibi, alkole 
              dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürebilir). 
          7. Alkol almadığı zaman titreme, terleme, çarpıntı gibi şikâyetler yaşar.

Alkolizmin Gelişimi 
          Araştırmalar, alkolizmin oluşumunun açıkça izlenebilir bir süreci olduğunu göstermektedir. Bu süreç hemen hemen hiç değişmez ve adım adım gelişir. Her adımdan sonra diğer ilerleme gelir. Bu süreç herkes de aynıdır, zekası ileri ya da geri, iyi eğitimli ya da değil ya da nasıl bir hayat yaşandığına göre değişmez.

Sürecinin Gelişimi 
          1. Sosyal Faaliyetlerde İçme 
          2. Haftada bir 
          3. Yanındakilerden daha hızlı içme 
          4. Yanındakilerden daha fazla içme 
          5. Duble içkiler 
          6. Hafıza Duraklamaları 
          7. Yanındakilerden fazla içme } İleri Düzey 
          8. Kontrolünü kaybetme 
          9. Hafta sonları 
          10. Kahvaltıdan sonra 
          11. Yalnız başına içme 
          12. Titremeler 
          13. Hoşgörü Azalması } Aleni Alkolizm 
          14. Delirium Tremens 
          15. Sebepsiz Korkular 
          16. Uykusuzluk 
          17. Ölüm

Doğal Gidiş ve Cinsiyet Farkı 
          Erkekler geleneksel olarak kadınlardan daha fazla alkol tüketmektedirler. Ancak, özellikle gelişmiş toplumlarda kadın ve erkekler her alanda eşit düzeye geldikçe, alkoliklik konusundaki fark da kapanmaktadır. Erkeklerde alkolizm daha erken başlar. Yaş sınırı genellikle yirmi civarıdır. Alkolizm çok sinsi bir hastalıktır, yavaş yavaş ilerler. Yirmili yaşlarında alkolizme yakalanan bir kişide, otuz yaşından önce problemleri fark etmek zordur. Kadınlarda, alkolizm daha geç ortaya çıkar ve daha yavaş ilerler.

Alkolün Vücuda Etkileri 
          Alkol alındıktan sonra hızla ince bağırsaktan kana karışır. Kana karışan alkol miktarına göre, beyinin çalışmasını yavaşlatır. İçki içen kişinin kanına karışan alkol miktarı 
          • Belirli bir zamanda ne kadar içtiğine, 
          • Vücut ölçülerine, cinsiyetine, vücut yapısına ve metabolizmasına, 
          • Midedeki yiyecek çeşidine ve miktarına göre değişir. 

          Alkol kana karıştıktan sonra, hiçbir yiyecek ya da içecek onun etkisini azaltmaz. Bazen meyve şekeri, alkolün kandan dışarı atılımını hızlandırabilir ve böylece etkisi daha kısa sürer. 
          Normal bir yetişkinin metabolizması saatte 8.5 gr. alkolü (bir biranın 3/2’si) sindirip vücuttan atabilir. Ancak, bu rakam kişinin, fizik yapısına, cinsiyetine, böbreklerinin durumuna ve genetik özelliklerine göre önemli değişiklik gösterir.

Alkolün Etkisi Aşağıdaki Faktörlere Bağlıdır: 
          • Bir seferde alınan miktar 
          • İçkinin içilme şekli 
          • İçkinin hangi şartlar altında içildiği (yer, kişinin psikolojik durumu, duygusal 
            durumu, yanında başkalarının olup olmaması, herhangi başka bir madde alınıp 
            alınılmadığı (uyuşturucu vb.) 

          Alkolün etkilerindeki en önemli faktör kana karışan miktardır. Aşağıdaki tabloda alkolün kana karışma miktarları ve etkileri gösterilmiştir. Sol tarafta 1 desilitre kana karışan alkol miktarı mililitre cinsinden verilmiştir.

Kana karışan alkol (ml/dl)

Yaptığı Etki

50 ml.

(Çakır Keyif)

Sıcaklık hissi, yüz kızarması, algı yavaşlaması, rahatlama

100 ml.

(Açık Sarhoşluk)

Algılama yavaşlaması, ken dini dizginleyememe, dikkatini verememe, kontrolsüzlük. Reflekslerin yavaşlaması, kaslara hakim olamama.

150 ml.

(Sarhoşluk)

Sersemleme hissi, kaslara, hareketlere hakim olamama, konuşmanın bozulması, çift görme, hafıza ve anlayış kaybı.

250 ml.

(Aşırı Sarhoşluk)

Ayakta duramama, kusma, sızma.

350 ml.

(Koma)

Bilinç kaybı, idrar kaçırma, düşük ateş, düşük tansiyon, solunum yavaşlaması, terleme

500 ml.

Ölüm ihtimali


Dayanıklılık ve Bağımlılık 
          Sürekli içki içen kişiler bir süre sonra, alkolün kötü etkilerine karşı daha dayanaklı bir hale gelirler. Bu etkiler başlamadan önce daha fazla alkol alabilmeye başlarlar. 
          Gittikçe artan miktarlarda alkol tüketimi bazı alkoliklerde görünürde sarhoşluk yapmaz. Bu kişiler, hayatlarına, çalışmaya devam ederler, fiziksel durumlarında, çok ciddi hasarlar oluşmadıkça, dışarıdan fark edilen bir değişiklik olmaz. Çoğunlukla bu kişiler bir başka sebepten hastaneye kaldırılırlar ve orada alkolün vücutlarında yaptığı tahribat ortaya çıkar. 
          Alkole psikolojik bağımlılık, içkinin sürekli içilmesiyle oluşur. Ayrıca, bazı şartlarda mutlaka içen insanlarda da oluşabilir. Bunlar bazı sosyal etkinlikler olabilir. Bu şekildeki bağımlılık daha çok alkolün psikolojik etkileriyle ilintilidir. Psikolojik olarak alkole bağımlı kişiler içki içmedikleri zaman, endişeli ve panik içinde olurlar.

Alkolizmin Tıbbi Sonuçları 
          1. Karaciğerin harap olması, 
          2. Kardiyomiyopati (kalp büyümesi), 
          3. Anemi (kansızlık), 
          4. Yüksek tansiyon, 
          5. Trombositopeni (pıhtılaşma sağlayan hücrelerde azalma), 
          6. Miyopati (kas yıkımı), 
          7. Kanser, 
          8. Teratojenite (anne karnındaki bebekte anormallikler), 
          9. Pankreatit (pankreas iltihabı), 
          10. Pnömoni (zatürree), 
          11. Merkezi sinir sistemi bozuklukları (retrobulbar nörit, Wernike-Korskof 
                Sendromu ve bunaması, serebeller atrofi)

Alkol ve Hamilelik 
          Alkol kullanan hamile kadınların bebeklerinde zihinsel veya bedensel rahatsızlık olma riski oldukça yüksektir. Olması ihtimal dahilinde olan hastalıklar, geri zekalılık, büyüme bozuklukları, kafa yada yüz bozuklukları, eklem ve kaburga problemleri ve kalp hastalıkları. Hamilelik sırasında, güvenli alkol içme miktarı yoktur.

Tedavi 
          Alkolizm tedavisinde başarı oranları yüksek mi? 
          Alkol bağımlılığı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Genellikle nüks, yani tekrar başlama görülebilir. Birçok hasta birkaç kez başladıktan sonra tamamen bırakmıştır. Ancak, şu unutulmamalı: Alkole karşı bağımlılık oluşmuşsa, o kişi ömür boyu bağımlıdır. Bunun için ömür boyu dikkat etmeli, hiç alkol almamalıdır. 

          Hastanede tedavi nasıl yapılıyor? 
          Hastane tedavisi iki hafta ile bir ay arasında değişir. Ama hastaneden çıktıktan sonra, bağımlıların en az beş yıl doktor kontrolünde olmasında fayda vardır. Hastane tedavisinde detoksifikasyon denilen bir uygulama ile alkolün vücutta yaptığı etkilerden hasta arındırılır. Aynı zamanda, bağımlılığın altında yatan psikolojik ve sosyal faktörleri araştırılıp buna göre bireysel, grup ve aile terapileri yapılır. Hastane sonrasında da grup terapilerine ve kontrollerine beş yıl kadar devam edilir. Aile desteği kuvvetli olan, belli bir işi olan, üretkenliğine devam eden ve eğitimli kişiler, tedaviye genellikle daha iyi yanıt verirler. 
          Eğer alkolik bir yakınınız varsa mutlaka bir uzmanla görüşün. Onun fikirlerini alın ve hastaya müdahale etmekte ortak çalışın. Bazen, uzman yardımı almak, zor gelebilir ancak unutmayın, ne kadar geç kalırsanız, hastalık o kadar ilerleyecektir.

İlgili Merkezler

Uyuşturucu Maddeler ve Bağımlılık Danışma Hattı
Tel (0212) 660 00 26

Batem Bağımlılık Tanı ve Tedavi Merkezi
Telefon: (0212) 291 11 56
Adres: Valikonağı cad. Yüce apt. 17/7 ŞİŞLİ / İSTANBUL
www.batem34.com

Ankara- Amatem
90. Sokak Serhat Yapı Kooperatifi Karşısı
Güneşevler Karşıyaka/ ANKARA

İstanbul- Amatem
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Demirkapı Caddesi, Zuhuratbaba
Bakırköy/İSTANBUL
Telefon: (212) 660 00 26
www.amatem.com.tr

Balıklı Rum Hastanesi
Adres: Belgrat Kapı Yolu No:2 Yedikule, Zeytinburnu
Telefon: (212) 547 16 00/664 21 90
www.bagimlilik.net
 


Anasayfa | Yayınlar | Haberler |Linkler | İletişim  |
Bu sitedeki bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez 
 Powered by Ulkar Holding B.T.