Skip Navigation Links
Ana Sayfa
Yayınlar
Haberler
Linkler
İletişim

 
  • Stres
  • Depresyon
  • Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
        • Panik Bozukluğu
        • Sosyal Fobi
        • Özgül Fobi
        • Obsesif Kompulsif Bozukluk (Saplantı-Zorlantı)
        • Posttravmatik Stres Bozukluğu
        • Yaygın Anksiyete Bozukluğu 
  • Şizofreni
  • Bipolar Bozukluk (Manik- Depresif Bozukluk)
  • Bunama(Demans)
  • Bedenselleştirme (Somatizasyon)
  • Hastalık Hastalığı (Hipokondriyazis)
  • Yeme Bozukluğu
  • Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
  • Alkol Bağımlılığı
  • Deprem Psikolojisi
  • Şiddet Psikolojisi
  • Kanser Psikolojisi
  • Yaşlılık Psikolojisi
  • Psikiyatrist - Psikolog Ayırımı
  • Psikiyatrik Testler
  • Psikoloji-Psikiyatri Kitapları
 














ŞİZOFRENİ

          Şizofreni kronik, ruhsal bir hastalıktır. Bütün kronik hastalıklar (Şeker hastalığı, astım, romatizma..) gibi alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir. 
          Şizofreninin ömür boyu görülme sıklığı genel nüfusta %0,5-1'dir. Ülkemizde 600.000 şizofreni hastası yaşamaktadır. Kan bağı olan akrabaları arasında şizofreni hastaları bulunanlarda, şizofreni görülme sıklığı genel toplumdan daha yüksektir. Ancak şizofreni yalnızca genetik faktörlere bağlı olmayıp, çevresel faktörlerin de rol aldığı oldukça kompleks bir hastalıktır. 
          Genellikle gençlik çağında (15-25 yaş) başlayan şizofrenide hastalığın gidişi her birey için farklı biçimde gelişebilir. Hastalık ne kadar erken başlarsa kişilik üzerindeki harabiyet o kadar fazla olmakta, normal bir yaşam sürme şansı azalmaktadır.
          Şizofreni tedavi edilebilir bir hastalık olmakla beraber zaman zaman alevlenme dönemleri olabilir, hastaların önemli bir kısmında hastalık tamamen ortadan kalkmayabilir. Bu durum da kişinin çalışmasını, çevresindekilerle iletişim kurmasını, bağımsız bir yaşam sürmesini çok güçleştirir.

                Toplumun konu ile ilgili yetersiz bilgilendirilmesinden dolayı, bazı yanlış inanışlar söz konusu olup, hastalar toplumdan dışlanmaktadır. Şizofrenlerin tehlikeli ve saldırgan olduğu, tedavilerinin mümkün olmadığı, dolayısı ile hastaların bir işte çalışamayacakları düşünülür. 
                Hastalığın toplum içindeki olumsuz imajına rağmen, hastaların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilirler. Ancak hastaların yaklaşık %25-30'u ne tür tedavi yapılırsa yapılsın belirgin bir iyileşme gösteremez ve ciddi yeti yitimleri de olabilir. 
                Günümüzde şizofreni tedavisinde çok yönlü bir yaklaşım yararlı bulunmaktadır. Güncel tedavide temelde antipsikotik ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra psikoterapiler ve diğer psikososyal yaklaşımlara da başvurulmaktadır. Antipsikotik ilaçların şizofrenide dopamin varsayımını doğrular biçimde dopamin üzerinden etki ettikleri düşünülmektedir. Hastalığın özellikle akut döneminde hastaların hastanede yatarak tedavi görmesi gerekebilir. Belirtilerin gözlenmesi durumunda mutlaka bir psikiyatristten yardım alınmalıdır.
 


Anasayfa | Yayınlar | Haberler |Linkler | İletişim  |
Bu sitedeki bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez 
 Powered by Ulkar Holding B.T.