Skip Navigation Links
Ana Sayfa
Yayınlar
Haberler
Linkler
İletişim

 
  • Stres
  • Depresyon
  • Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları
        • Panik Bozukluğu
        • Sosyal Fobi
        • Özgül Fobi
        • Obsesif Kompulsif Bozukluk (Saplantı-Zorlantı)
        • Posttravmatik Stres Bozukluğu
        • Yaygın Anksiyete Bozukluğu 
  • Şizofreni
  • Bipolar Bozukluk (Manik- Depresif Bozukluk)
  • Bunama(Demans)
  • Bedenselleştirme (Somatizasyon)
  • Hastalık Hastalığı (Hipokondriyazis)
  • Yeme Bozukluğu
  • Uyuşturucu Madde Bağımlılığı
  • Alkol Bağımlılığı
  • Deprem Psikolojisi
  • Şiddet Psikolojisi
  • Kanser Psikolojisi
  • Yaşlılık Psikolojisi
  • Psikiyatrist - Psikolog Ayırımı
  • Psikiyatrik Testler
  • Psikoloji-Psikiyatri Kitapları
 



































































































UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI

          İnsanlarda sakinleştirici, keyif veren veya uyarıcı etkileri olan, giderek daha fazla alma isteği doğuran, bırakıldığında yoksunluk belirtileri doğuran kimyasal maddelere ve ilaçlara uyuşturucu madde adı verilir. Zararlı etkileri bilindiği halde uyuşturucu maddelere karşı duyulan sürekli alma isteğinin engellenememesine uyuşturucu madde bağımlılığı denir. 
          Uyuşturucu maddelerin bir kısmı tedavi amacıyla kullanılır. Bir kısmı ise sadece keyif verici veya uyarıcı etkileri sebebiyle kullanılmaktadır. Tedavi amacıyla kullanılan maddeler de doktor kontrolü dışında sakinleştirici veya keyif verici etkileri sebebiyle kötü kullanılmakta ve bağımlılığa yol açmaktadır. Uyuşturucu maddeler yıllardır ruhsal duruma olumsuz etkileri olduğu bilinen maddelerdir. Günümüzde en gelişmiş ülkelerden geri kalmış ülkelere kadar çok yaygın olarak uyuşturucu madde kullanılmaktadır. Bazı ülkeler uyuşturucu madde kullanımı ve taşınmasına ağır cezalar uygulamaktadır. Bazı ülkelerde ise bu serbest bırakılmıştır.

          Uyuşturucu Maddeler ve Etkileri: 

          Uyuşturucu olarak kullanılan birçok madde vardır. Bunların kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek değişik belirtilere yol açarlar. Uyuşturucu maddeleri ve özelliklerini aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz. 
          Afyon, morfin, eroin grubu uyuşturucular: Bu grup uyuşturucular afyon bitkisinden elde edilir. Güçlü ağrı kesici özelikleri vardır. Merkezi sinir sisteminde yatıştırıcı etki yaparlar. Bu maddeler kullanıldığında sakinleşme, neşelenme meydana gelir. Kaygılar ve sıkıntılar kaybolur. Düşünme yeteneği azalır, irade zayıflar. Kişilik bozukluğu, ilgisizlik, ruhsal çöküntü meydana gelir. Kan basıncı düşer, nabız ve solunum sayısı azalır. Göz bebeklerinde küçülme, ağız kuruluğu, bulantı, kusma görülür. Çok kolay bağımlılık yapan maddelerdir. Yoksunluk durumunda burun akıntısı, titreme, terleme, kramplar, panik ve bilinç kaybı meydana gelir. 

          Fiziki Etkileri 
          Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde: Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir. 
          Bu sebeple aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar. 
          Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (gerçek olmayan, akıl dışı davranışlar ve inanışlar, sayıklama) hallüsinasyonlar (hayal görme, işitme), zeka ve hafıza kayıpları.

Sindirim Sisteminde: Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser. Karaciğer ve Böbreklerde: Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma, sertleşme (siroz)... Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar, ağır böbrek hastalıkları.
Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.
Solunum Sisteminde: Nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.
Kan organlarında: Kan, insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık, kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.
Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

Sonuçları: Uyuşturucu madde bağımlılığı üç dönemde incelenebilir.

Alışma dönemi: Uyuşturucu maddeyle ilk tanışma dönemidir. Bu dönemde yalancı bir dünyaya dalarak keyif alma duygusu ön plana çıkar. Kişi kararsızdır, uyuşturucuya başlamamak için direnir. İstediği zaman uyuşturucuyu bırakacağını düşünür. Vücutta kalıcı bir fiziksel hasar yoktur. Gerekli tıbbi yardım yapılırsa kolaylıkla uyuşturucuyu bırakabilir. Kişilerde yersiz davranışlar, aşırı neşe ve durgunluk, dalgınlık, unutkanlık arkadaşlardan ayrılarak yeni gruplara katılma gibi değişiklikler uyuşturucu kullanmaya başladığının belirtileridir.

Doyma dönemi: Bu dönemde kişi yaşantısını devam ettirebilmek için uyuşturucu maddeyi kullanmak zorundadır. Artık keyif alma ihtiyacı yoktur. Maddenin yoksunluğunda büyük sıkıntı ve problemler doğmaktadır. Görme bulanıklığı, göz bebeklerinde küçülme, ağız kuruluğu, ellerde titreme, nabız ve solunum sayısında azalma, tansiyon düşüklüğü, kabızlık, hafızada zayıflama, ruhsal durgunluk, dikkatsizlik, irade ve kişilik kaybı, hallüsinasyonlar vardır. Karaciğer, kalp, solunum ve sindirim sisteminde hasarlar ortaya çıkmaktadır. Bağımlının gittikçe daha fazla miktarda maddeye ihtiyacı olmaktadır. Bu dönemdeki bağımlıyı kurtarmak için ciddi bir tedavi gereklidir.

Düşkünlük dönemi: Bu dönemde organlarda ağır hasarlar ve ruhsal çöküntü görülür. Kalp ve solunum problemleri, karaciğer hastalıkları ortaya çıkar. Aşrı zayıflama, kusma, kalp ve solunum yetmezliği görülür. Bağımlının hastalıklara karşı direnci azalır. Zatürre hepatit(sarılık) AIDS gibi hastalıklar meydana gelir. Beyin hasarı, kişilik kaybı, ağır ruhsal problemler ortaya çıkar. Kişi kendine bakamaz ve yardıma muhtaç hale gelir. Madde bulabilmek için her yolu dener, hatta suç işleyebilir. Yaşantısını devam ettirebilmek için aldığı uyuşturucu miktarını arttırmak zorundadır. Uyuşturucu kullanımında aşırı doz alımına bağlı olarak zehirlenme ve ölüm olayı görülebilir. Aşırı doz alındığında başlangıçta huzursuzluk, sesli ve ışıklı uyarıcılara karşı aşırı tepki görülür. Hallüsinasyonlar, terleme, bulantı ve kas krampları meydana gelir. İdrar ve dışkı kontrölü kaybolur. Solunum düzensizleşir. Kalp atımı ve kan basıncı düşer. Titremelerle baygınlık, koma ve ölüm meydana gelir. Uyuşturucu bağımlılığı erken dönemde yakalanıp tedavi edilemez ise kişiyi ölüme sürükleyen bir alışkanlıktır.

Tedavi 

          Alkol ve uyuşturucu bağımlılığının tedavisi için bazı prensipler vardır: 
          —Bağımlı, tedavi olmayı muhakkak arzu etmelidir. Bu konuda kesin kararlı           
              olmalıdır. 
          — Ayrıca ailesi destek olmalıdır. 
          — Bağımlı yine mutlaka hastaneye yatmayı kabul etmelidir. 
          — İlk önce 10–15 gün kadar fiziki arama tedavisi görür. 
          — Sonra 3–4 aylık bir dönemde çeşitli psikolojik tedavilere tabi tutulur. 
          — Bundan sonra yıllar sürebilen takip ve tedavi dönemi gelir. 
          — Bütün bunlara rağmen yine bağımlı iyileşmiş sayılmaz. 
          — Çünkü bağımlılık, ömür boyu süren bir hastalıktır. Hücresel bir olaydır. 
          — Aynı şeker hastalığı gibi diyet yapmalı, yani ömür boyu alkol ve uyuşturucu 
               almamalıdır. 
          — İşte bağımlılık tedavisini, alkol ve uyuşturucu almama olarak kabul ediyoruz. 
          — Bu kadar uzun, masraflı ve yorucu tedaviye rağmen maddeye ara verme (en az 
               2 yıl) oranı yüzde 3–5’i geçmemektedir. Bu yüzden alkole ve uyuşturuculara hiç 
               başlamamak, denemek veya merak için dahi almamak en iyisidir. 

          Öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Yaygın kanının aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedaviye karar vermek bağımlı için çok önemli bir süreçtir. Kişinin maddeyi bırakmaya istekli olması gerekir.

İlgili Merkezler

Uyuşturucu Maddeler ve Bağımlılık Danışma Hattı
Tel (0212) 660 00 26

Batem Bağımlılık Tanı ve Tedavi Merkezi
Telefon: (0212) 291 11 56
Adres: Valikonağı cad. Yüce apt. 17/7 ŞİŞLİ / İSTANBUL
www.batem34.com

Ankara- Amatem
90. Sokak Serhat Yapı Kooperatifi Karşısı
Güneşevler Karşıyaka/ ANKARA

İstanbul- Amatem
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Demirkapı Caddesi, Zuhuratbaba
Bakırköy/İSTANBUL
Telefon: (212) 660 00 26
www.amatem.com.tr

Balıklı Rum Hastanesi
Adres: Belgrat Kapı Yolu No:2 Yedikule, Zeytinburnu
Telefon: (212) 547 16 00/664 21 90
www.bagimlilik.net
 


Anasayfa | Yayınlar | Haberler |Linkler | İletişim  |
Bu sitedeki bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez 
 Powered by Ulkar Holding B.T.